Açıklama
Sosyal adalet ile yönetim mekanizmaları-sistemleri arasında bir ilişki olduğu varsayımına dayanan bu çalışma, Diyarbakır örneğinde çekirdeğini Sivil Toplum Örgütlerinin oluşturduğu örgütlü gruplara dayalı yönetişim mekanizmalarının yurttaşların kent yönetimine katılımına ne ölçüde olanak tanıdığını sorunsallaştırmakta ve kentin yoksun ve yoksullarını dışarıda bırakan bu sürecin limitlerini tartışmaktadır.
Örgütlü grupların katılımına dayalı yönetişim sürecinin, marjinal bir grup dışında tüm yurttaşları dışarıda bırakarak bir yandan politik katılım konusunda yeni eşitsizlikler yarattığı, öte yandan Diyarbakır gibi çok sayıda insanın hızla mobilize olabildiği bir kente, yurttaşların politik olana gerçek anlamda katılımına olanak tanıyacak ve politik olana müdahalesini mümkün kılacak süreçlerin-mekanizmalarının inşasını engellediği, bu yönlü çaba ve beklentileri manipüle ettiği iddia edilebilir.
Elinizdeki kitap, okuyucuyu, yurttaşların kentsel politikaların belirlenmesi, uygulanması ve denetlenmesi süreçlerinde etkin olabildiği, gerçek anlamda katılımı mümkün kılacak süreçleri yeniden düşünmeye davet etmektedir.



Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.